Ah Şu “Küçük Prens” Çevirileri

Bu içerik 10th Şubat 2015 tarihinde admin tarafından yarın'dan sonrası yaşamlar ... kategorisine eklenmiştir.

Küçük Prens'in Türçedeki yeni baskılarından bir seçki..

Bu yazı Küçük Prens üzerine yeni bir söz söyleme amacı taşımıyor. Dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında gösterilen, kutsal kitaplardan sonra en çok okunan ve 140 milyondan fazla satan Küçük Prens’in felsefî arka planını ve ezoterik anlam örgüsünü tahlil etmeyi başka bir yazıya havale ederek asıl mevzûya gelmek istiyorum. Kitabın yazarı Fransız pilot Antoine de Saint-Exupéry’nin ölümünün üzerinden 70 geçti. Malûm, bir yazarın ölümünün üzerinden 70 yıl geçince telif hakları kamuya mal oluyor. Yani isteyen herkes hiçbir telif ücreti ödemeden eseri basabiliyor. 01 Ocak 2015 itibarıyla telif hakkındaki koruma maddesinin süresi sona erdiği için Küçük Prens’in Türkçe çevirilerinde adeta patlama yaşandı. Daha bir ay bile dolmadan 30 yayınevi Küçük Prens bastı. Yayınevlerinin bütün edisyonlarını toplayan mütevazı bir koleksiyoner olarak çevirileri inceleme fırsatım oldu. Aralarında çok iyiler de var baştan savmalar da. Bu yazıda şöyle bir metodoloji izleyeceğim: Hem Türkçede yıllardır “sansürlenen” diktatör kelimesinin yeni çevirilerde nasıl kullanıldığına bakacağım hem de bu vesileyle “Hangi çeviri daha iyi?” diye soranlara kendilerinin karar vermeleri için aynı pasajı 25 farklı çeviriden okuma imkânı sunacağım. Noktalama ve imlâ kurallarının çevirilerdeki şekliyle buraya alıntılandığını özellikle belirtmek isterim. Buyrun, afiyet olsun.

Mavibulut Yayıncılık, [Çeviren: Sumru Ağıryürüyen]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin asteroid B612 olduğunu düşünmek için ciddi nedenlerim var. Bu asteroid yalnızca bir kere, o da 1909’da, bir Türk gökbilimcinin teleskopuna yakalanmıştı. Bunun üzerine, gökbilimci buluşunu heyecanla bir uluslararası gökbilim kongresinde sunmuş; ama, giysileri yüzünden kimse ona inanmamıştı. Büyükler böyledir işte. Ama, asteroid B612’nin şansına;dediği dedik bir Türk lider, karşı çıkanları ölüm cezasıyla tehdit ederek, halkının Avrupalılar gibi giyinmesini şart koştu. 1920’de, aynı gökbilimci, aynı bildiriyi, bu kez çok şık giysiler içinde sundu. E, tabii, o zaman cümle alem gökbilimcinin görüşünü kabul etti.

Gül Yayınevi, [Yayıma Hazırlayan: Cevdet Yalçın]

Küçük Prensin geldiği gezegenin asteroid B 612 olduğunu gösteren oldukça güçlü kanıtlarım var. Bu asteroid, yalnız bir kez 1909 yılında doğulu gökbilimci tarafından teleskoplar görüldü. Gökbilimci, Uluslararası Astronomi Kongresi’nde bu buluşunu uzun uzadıya anlatmış, fakat kıyafeti acayip olduğu için, kimse onun sözüne inanmamıştı. Büyükler böyledir işte, inanmazlar. Aynı gökbilimci çağdaş bir kıyafetle aynı açıklamayı yaptı. Bu kez herkes onun düşüncelerini doğru buldu.

Kapı Yayınları, [Çeviren: Ahmet Muhip Dranas]

Bazı işaretler Küçük Prens’in üzerinde yaşadığı gezegenin “B 612″ olduğunu gösteriyordu. Bu yıldızı, yalnız bir defa, 1909 yılında, bir Türk gök bilgini görmüştü. Bilgin o zaman bu keşfini milletlerarası astronomi kongresinde önemle açıklamıştı. Gel gelelim, tuhaf kıyafetinden ötürü kendisine inanmamışlardı. Büyükler böyledir. Bereket, Türkler sonradan büyük bir önderin yardımıyla Avrupalılar gibi giyinir oldular da B 612 yıldızının ünü kurtuldu. Daha doğrusu, o Türk gök bilgini, 1920 yılında, arkasında çok zarif bir elbiseye tekrar kongreye katıldı, keşfini orada bir daha anlattı ve bu defa herkesi kendisine inandırdı.

İthaki Yayınları, [Çeviren: S. İpek Ortaer Montanari]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin B-612 asteroiti olduğu konusunda haklı nedenlerim var. Bu asteroiti, sadece bir kez, 1909 yılında bir Türk gökbilimci teleskoplar gözlem yaparken görmüştü. Uluslararası Gökbilim Toplantısı’nda keşfiyle ilgili büyük bir sunum gerçekleştirmiş, ama kıyafeti yüzünden kimse onu ciddiye almamıştı. Büyükler böyledir işte. Bereket versin ki, B-612 astereotinin ünü için de önemliydi bu, bir Türk diktatör halkına, idam cezası zoruyla Avrupalılar gibi giyinmeyi dayattı. Gökbilimci sunumunu, çok şık bir kıyafet giyerek 1920 yılında tekrarladı. Ve bu sefer herkes onunla hemfikirdi.

Say Yayınları, [Çeviren: İsmail Yerguz]

Küçük Prens’in “Astreoid B-612″ gezegeninden geldiği konusunda çok sağlam kanıtlarım var. Bu astreoid 1909 yılında bir Türk gökbilimci tarafından, teleskopla, sadece bir kez görülmüştü. Bu gökbilimci o dönemde Uluslararası Astronomi Kongresi’nde keşfiyle ilgili büyük bir sunum yapmıştı. Ama kıyafeti nedeniyle ona kimse inanmamıştı. Büyükler böyledir işte. Neyse ki dediğim dedik bir Türk lider, Asteoid B-612’nin onuruna, halkına Avrupalılar gibi giyinmeyi emretti ve Emre uymayanları ölüm cezasına çarptıracağını söyledi. 1920 yılında aynı gökbilimci, aynı sunumu bu kez oldukça şık giysiler içinde yaptı. Bu sefer herkes onun düşüncelerini kabul etti.

Everest Yayınları, [Çeviren: Selim İleri]

Küçük Prens’in geldiği göktaşının B-612 olduğunu kanıtlayan tutarlı nedenlerim var. Bu göktaşı, bir gök dürbününden seçilmiş bir zamanlar; 1909’da, bir Türk gökbilimci görmüş. Uluslararası Gökbilimciler Kurultayı’nda buluşunu kanıtlayan bir açıklama yapmış hemen. Ama giyim kuşamından ötürü kimseler inanmamış sözüne. Böyledir işte büyükler. Neyse ki, dediği dedik, sınırsız yetkili bir Türk başkanı çıkmış da, halkını ölüm cezasıyla korkutarsak Avrupalılar gibi giyinmeye zorlamış, göktaşı B-612’nin ününü kurtarıvermiş bu yoldan. Pek ince beğenili bir giysiyle gökbilimci, 1920’de tanıtlayıcı açıklamasını yeniden sunmuş. Bu kez herkes katılmış ileri sürdüğü görüşe.

Büyülü Fener, [Çeviren: Işık Ergüden]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin asteroit B612 olduğuna inanmak için geçerli nedenlerim var. Bu asteroit sadece bir kez, o da 1909 yılında bir Türk gökbilimci tarafından görülmüş. Bunun üzerine gökbilimci, uluslararası bir astronomi kongresinde büyük bir sunumla keşfini açıklamış. Fakat kıyafetinden dolayı kimse ona inanmamış. Büyükler böyledir işte. Neyse ki asteroit B612’nin şerefine, bir Türk diktatör halkına Avrupalılar gibi giyinmelerini emretmiş; yoksa ölüm cezasına çarptırılacaklarmış. Gökbilimci de 1920 yılında çok zarif bir giysiyle sunumunu yeniden yapmış. Bu kez herkes onunla hemfikir olmuş.

Kırmızıkedi Yayınevi, [Çeviren: Aylin Yengin]

Küçük prensin geldiği gezegenin B 612 olduğu konusunda beni haklı çıkarabilecek ciddi sebeplerim var. Bu asteroid yalnızca bir kez, 1909’da bir Türk gökbilimcinin teleskopuna yakalanmıştı. Bunun üzerine, gökbilimci buluşunu büyük bir sunumla Uluslararası Astronomi Kongresi’nde tanıtmıştı. Ancak üzerindeki kıyafet yüzünden kimse dediklerine inanmamıştı. Büyükler böyledir işte. Neyse ki, asteroid B 612’nin kısmetine, bir Türk lideri, karşı çıkanların cezalandırılacağını söyleyerek, halkının Avrupalılar gibi giyinmesini şart koştu. Aynı gökbilimci, 1920 yılında bu kez çok şık giysiler içinde aynı sunumu yaptı. Ve bu kez herkes görüşünü kabul etti.

Pupa Yayınlanı, [Çeviren: Atakan Ural]

Benim küçük prensimin geldiği gezegenin “B-612 Asteroidi” olduğunu düşünmem için ciddi nedenlerim var. Bu gezegen 1909’da -o da sadece bir kez- bir Türk gökbilimcisi tarafından görülmüştür. O tarihte, Uluslararası Astronomi Kongresi’nde keşfinin büyük bir sunumunu yapmıştı. Ama hiç kimse, kıyafeti yüzünden ona inanmamıştı. Büyükler böyledir. Neyse ki bir Türk lideri, B-612 Asteroidi’nin tanınması için, halkının Avrupalılar gibi giyinmesini, buna uymayanları ölüm cezası verilmesi zorunlu kılmış. Böylece, 1920’de gökbilimci keşfinin sunumunu çok zarif sır kıyafetle tekrar yapmıştır. Bu kez görüşü herkes tarafından kabul edilmiştir.

Notos Kitap Yayınevi, [Çeviren: Orçun Türkay]

Küçük prensin geldiği gezegenin Asteroid B-612 olduğuna inanmak için sağlam gerekçelerim vardı. O asteroidi teleskopla yalnızca bir kez, 1909’da bir Türk gökbilimci görmüştü. Sonra o adam buluşunu bir Uluslararası Gökbilimi Toplantısı’nda anlatmıştı. Ama üstündeki giysiler yüzünden hiç kimse inanmamıştı kendisine. Büyükler böyledir, ne yaparsınız. Asteroid B-612’nin şansına, tüm yetkileri eline alan bir Türk yönetici, ölüm cezasıyla gözdağı vererek halkını Avrupalılar gibi giyinmeye zorladı. Gökbilimci de 1920’de, sunumunu çok gösterişli giysiler içinde yeniden yaptı. Bu kez herkes onunla aynı düşüncedeydi.

Can Yayınları, [Çeviren: Cemal Süreya- Tomris Uyar]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin “Asteroid B-612″ olduğu konusunda yabana atılamayacak kanıtlarım var. Bu gezegeni bir zamanlar teleskopla ilk kez gören biri olmuş: 1909’da bir Türk gökbilimcisi. Bu konuda hazırladığı raporu Uluslararası Gökbilimciler Kurultayı’na sunmuş. Ama başında fes, ayağında şalvar var diye sözüne kulak asan olmamış. Büyükler böyledir işte. Bereket versin, Astereid B-612’nin onurunu kurtarmak için dediği dedik bir Türk önderi tutmuş, bir yasa koymuş: Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şık giysiler içinde Kurultay’a gelmiş. Tabi bütün üyeler görüşüne katılmışlar.

Şule Yayınları, [Çeviren: Naime Erkovan]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin Asteroid B 612 olduğuna dair ciddi sebeplerimin olduğunu düşünüyorum. Bu gezegeni, 1909 yılında bir Türk gökbilimcisi sadece bir kerecik teleskobuyla görmüştü. O zamanlar uluslararası bir astronomi kongresinde keşfiyle ilgili büyük bir sunum yapmıştı. Fakat kıyafeti yüzünden kimse ona inanmamıştı. Büyükler böyledir. Neyse ki B 612 gezegeninin ünlenebilmesi için otoriter bir Türk lideri, halkına Avrupai giysiler giyme zorunluluğu getirdi; aksine davrananlar ölüm cezasına çarptırıldı. Gökbilimci, oldukça zarif bir takım elbise içinde sunumunu 1920 yılında tekrarladı. İşte o zaman herkes ona hak verdi.

İlgi Çocuk, [Çeviren: Nadir İpek]

Küçük Prens’in geldiği asteroidin B 612 olduğuna inanmam için sağlam nedenlerim var. Bu asteroit teleskopla sadece bir keresinde, o da 1909 yılında bir Türk gökbilimci tarafından görülmüş. Uluslararası gökbilim kongresinde bu keşfiyle ilgili büyük bir sunum yapmış. Ancak kıyafetinden dolayı kimse onu ciddiye almamış. İşte büyükler böyledir. B 612 asteroidinin tanınması için bir Türk devlet adamı, idam cezasıyla, iyi ki halkını Avrupalı tarzda giyinmeye zorlamış. Gökbilimci sunumunu 1920’de şık bir kıyafetle yeniden yapmış. Ve bu sefer herkes ona inanmış.

3 Adam Yayınları, [Çeviren: Adnan Yaşar]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin B-612 diye bilinen asteroid konusunda beni haklı çıkaracak ciddi bir nedenim var. Bu asteroidi ilk kez 1909 yılında bir Türk gökbilimci teleskopla gözlem yaparken görmüş. Bu buluşunu hemen Uluslararası Gökbilimi Toplantısı’nda büyük bir heyecanla sunmuş, ama adamcağız şalvar, cepken ve fes giyiyor diye onun söylediklerine hiç kimse değer vermemiş. Büyükler böyledir işte. Bir süre sonra bir Türk lideri herkesin Avrupalılar gibi giyinmesini zorunlu kılmış, hatta buna uymayanları ölümle cezalandıracağını söylemiş de, 1920 yılında aynı gökbilimci etkileyici ve şık bir giysiyle Asteroid B-612’yi tanıtabilmiş. Bu kez herkes ilgiyle izlemiş onun söylediklerini.

Palto Yayınevi, [Çeviren: Serkan Ozan Özağaç]

Küçük Prens’in Asteroid B612 gezegeninden geldiğine dair ciddiye alınması gereken kanıtlarım var. Bu asteroid yalnızca bir Türk gök bilimcisi tarafından 1909’da gözlemlemişti. Bunun üzerine gök bilimci, büyük bir heyecanla bu keşfini uluslararası gök bilim kongresinde sunmuştu. Ama giydiği kıyafetten dolayı kimse ona kulak asmamıştı. Büyükler böyledir işte. Ama Asteroid B612’nin şansı varmış ki bir gün otoriter bir Türk lider, halkını Avrupalı gibi giyinmeye zorlayarak bu uygulamaya karşı çıkanları idam cezası alacak olmalarıyla tehdit etti. Bunun üzerine 1920’de aynı gökbilimci bu defa zarif ve şık kıyafetler içinde keşfini tekrar kongreye sunmuş ve bu sunumu kabul görmüştü.

Remzi Kitabevi, [Çeviren: Kerem Topuz]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin B 612 numaralı gök cismi olduğuna inanmak için ciddi nedenlerim var. Bu gök cisim, sadece bir kez ve yalnızca bir Türk gökbilimci tarafından teleskoptan görülmüştü. Gökbilimci, uluslararası bir gökbilim kongresi sırasında bu keşfini uzun uzadıya tanıtıp savunmuştu. Ne var ki, Türklerin o zaman giydiği kıyafetten dolayı ona kimse inanmamıştı. Bizim yetişkinler hep böyledir zaten. Neyse ki, B 612 numaralı gök cismi itibarını yerli yerine oturtacak bir olay oldu: Bir Türk lider zorunlu bir kıyafet devrimi yaparak halkına Avrupalılar gibi giyinmelerini dayattı. Aynı gökbilimci, bu kez gayet şık bir elbiseye 1920 yılında iddiasını tekrarladı. Ve böylece, söyledikleri herkesçe kabul edildi.

Yuva Yayınları, [Çeviren: Onur Tunç]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin asteroid B-612 olduğuna inanmak için geçerli nedenlerim var. Bu asteroid, yalnızca bir kere, o da 1909 yılında, bir Türk gökbilimci tarafından teleskopla görülmüş… Bu Türk gökbilimci, buluşunu Uluslararası Gökbilim Kongresi’nde büyük bir gösteriyle sunmuş. Ancak üzerindeki kıyafetler nedeniyle hiç kimse ona inanmamış. Büyükler böyledir işte! Ama B-612’nin şansına, bir Türk diktatör, karşı çıkanları ölüm cezasıyla tehdit ederek, halkına Avrupa tarzı giyimi dayatmış. Daha sonra o Türk gökbilimci, 1920 yılında bu kez çok şık bir kıyafetle gösterisini yeniden sunmuş. Bu kez herkes onun düşüncesini kabul etmiş!

Zeplin Kitapevi, [Çeviren: Murat Erşen]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin Asteroid B 612 olduğuna inanmak için ciddi sebeplerim var. Bu asteroid, 1909 yılında bir Türk gökbilimci tarafından sadece bir kere görülmüş teleskopla. Bunun üzerine yaptığı keşfi bir Uluslararası Gökbilim Kongresi’nde büyük bir gösteriyle sunmuş. Ama kıyafetleri yüzünden kimse ona inanmamış. Büyükler böyledir işte. Neyse ki Asteroid B 612’nin itibarını kurtarmak için bir Türk diktatörü, halkına Avrupalılar gibi giyinmeyi zorunlu kılmış, karşı gelenlerin cezası da ölümmüş. Aynı gökbilimci 1920’de çok zarif kıyafetler içinde sunumunu tekrarlamış. Tabi bu kez herkes görüşüne katılmış.

Fom Kitap, [Çeviren: Müge Kalender]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin Asteroid B 612 olduğu konusunda önemli kanıtlarım vardı. Bu asteroid ilk defa, bir Türk gökbilimci tarafından, 1909 yılında teleskopla görülmüş. Bu gökbilimci bir uluslararası gökbilim kongresinde buluşunu uzun uzadıya açıklamış ala kıyafetinden ötürü kimse değer vermemiş sözüne. Büyükler böyledir işte. Mutlu bir rastlantıyla Asteroid B 612’nin ünü kurtuldu. Çünkü buyurgan bir Türk yönetici halkını ölüm cezasıyla korkutarak Batılılar gibi giyinmeye zorladı. Bunun üzerine aynı gökbilimci 1920’de açıklamasını Batılı ve modern bir kıyafetle tekrar yaptı. Ve bu sefer herkes onun görüşüne katıldı.

Hece Yayınları, [Çeviren: Fahrettin Arslan]

Küçük Prens’in geldiği yerin B 612 numaralı gezegen olduğunu düşünmemi haklı gösterecek nedenlerim var. Bu gezegen teleskopla, sadece bir kere, 1909’da bir Türk gökbilimci tarafından görülmüştü. O zaman, bu bilgin, buluşunu Uluslararası Gökbilim Kongresi’nde çok büyük bir başarıyla sunmuştu ama elbisesi yüzünden söylediklerine kimse inanmamıştı. Büyükler böyledir. Mutlu bir olay B 612 gezegeninin üne kavuşmasını sağladı: Bir Türk diktatör, halkını, ölümle tehdit ederek Avrupalılar gibi giyinmeye mecbur etti. Bu gökbilimci de gösterisini, 1920 yılında, çok şık elbiseler içinde yeniden sundu. Bu defa, görüşüne herkes katıldı.

Yakamoz Yayınları, [Çeviren: Tayfun Törüner]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin Asteroid B-612 olduğunu sanıyorum. Böyle düşünmek için iyi nedenlerim var. Bu Asteroid yalnızca bir kez, bir Türk gökbilimci tarafından 1909 yılında görüldü. Gökbilimci bu keşfini bir Uluslararası Astronomi Kongresi’nde büyük bir sunumla açıkladı. Ama tuhaf giysileri yüzünden kimse ona inanmadı. Büyük insanlar böyledir işte. Neyse ki bir Türk önderi, halkının Avrupa tarzı kıyafetler giymesini emretti, aksi davranan idam edilecekti. Ve Asteroid B-612’nin şansına Türk Gökbilimci bu keşfini 1920 yılında, şık bir kıyafetle yeniden sergiledi. Bu kez keşfini tüm dünya kabul etti.

Lotus Yayınevi, [Çeviren: Haktan Birsel]

Küçük prensin geldiği yerin adının Asteroid B 612 olduğu konusunda inanmam için geçerli sebeplerim vardı. Bu asteroid ilk defa bir türk gökbilimci tarafından 1909 yılında keşfedilmişti. Bu astronom buluşunu uluslararası astronomi kongresinde herkese çizimler ile açıklamıştı. Fakat giysileri yüzünden hiç kimse ona inanmamıştı. Büyükler böyledir işte! Hele şükür ki, B 612 asteroidinin keşfi için,bir türk diktatör çıktı, ölüm cezasıyla halkını Avrupalılar gibi giyinme konusunda etkiledi. Şık elbiseler ile astronom 1920 yılında yeniden keşfini açıkladı. Bu sefer herkes onun açıklamalarına inandı ve kabul etti.

Beyan Yayınları, [Çeviren: Ayşe Meral]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin Asteroid B 612 olduğu konusunda sağlam gerekçelerim var. Bu asteroid sadece bir kez, 1909 yılında bir Türk gökbilimci tarafından görülmüştü. Bu gökbilimci, buluşunu Uluslararası Gökbilmciler Kongresinde sunmuştu. Ama giyim kuşamından dolayı kimse ona inanmamıştı. Büyükler böyledir işte. Neyse ki, baskıcı bir Türk önderi, ölüm cezası tehdidiyle, halkını Avrupalılar gibi giyinmeye zorlamıştı da B 612 asteroidinin onuru kurtulmuştu. B gökbilimci, 1920 yılında, çok şık giysiler içinde buluşunu yeniden sunmuştu. B kez herkes ona inanmıştı.

Kanyon Kitap, [Çeviren: Ahmet Korkmaz]

Küçük Prens’in geldiği gezegenin B-612 diye bilinen asteroit olduğu konusunda beni haklı çıkaracak ciddi bir nedenim var. Bu asteroiti ilk kez 1909 yılında bir Türk gökbilimci teleskopla gözlem yaparken görmüş. Bu buluşunu hemen Uluslararası Gökbilimi Toplantısı’nda büyük bir heyecanla sunmuş, ama adamcağız şalvar, cepken ve fes giyiyor diye onun söylediklerine hiç kimse değer vermemiş. Büyükler böyledir işte.. Bir süre sonra bir Türk lideri herkesin Avrupalılar gibi giyinmesini zorunlu kılmış, hatta buna uymayanları ölümle cezalandıracağını söylemiş de, 1920 yılında aynı gökbilimci etkileyici ve şık bir giysiyle Asteroid B-612’yi tanıtabilmiş. Bu kez herkes ilgiyle izlemiş onun söylediklerini.

Yason Yayınları, [Çeviren: Kemal Taşkıran]

Küçük prensin geldiği gökcisminin Asteroit B612 olduğuna inanmam için sağlam nedenlerim vardı. Bu gökcismi, 1912 yılında sadece bir kez bir Türk gökbilimcisi tarafından gözlemlenmişti. Gökcismini bulan gökbilimci, bir uluslararası gökbilim kurultayında bulgusuyla ilgili gösterişli bir sunum yapmış, ancak hiçkimse ona inanmamıştı, çünkü giysisini acayip bulmuşlardı. Büyükler, hep böyledir işte. Ancak o arada B612 asteroitinin tanınmasına katkıda bulunacak bir şey olmuştu:Otoriter bir Türk lider, halkına Avrupalılar gibi giyinmelerini emretmiş, emre uymayanlara ölüm cezası uygulanacağını bildirmişti. Bunun üzerine gökbilimci, bulduğu gökcismiyle ilgili sunumunu, şık bir giysiyle, 1920 yılında tekrarlamış ve bulgusu bu kez tüm dünyada kabul görmüştü.

Küçük Prens'in Türkçe çevirilerinden bir seçki..